Bize Ulaşın
Telefon:
0212 296 32 63
E-Mail:
[email protected]

İş Psikolojisi

İş yeri stresi hem fiziksel sağlığı hem verimliliği tehlikeye atıyor

Son zamanlarda yayınlanan bilimsel araştırmalar, iş yerinde yaşanan stresin sadece dikkati ve motivasyonu olumsuz etkilemekle kalmayıp, uzun vadede kalp hastalıklarından inmelere birçok ölümcül hastalığa zemin hazırladığını gösterdi. Bu verilere göre stres ile hem genel iş performansı düşüyor, sağlık sorunları nedeniyle işe devamsızlık artıyor, hem de uzun vadede kalp krizi, inme gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı iki kat artıyor.

Stres nedir?

Kişinin bedensel ya da ruhsal olarak zorlandığı, yüklendiği durumlarda stres ortaya çıkar. İş yeri stresi söz konusu olduğunda, stres, kaygı ve gerginlik yaratan bir duygusal deneyim olarak tanımlanır. Az miktarda zorlanma, kişinin hoşlanmadığı durumları değiştirmesini veya yapacağı işe motive olmasını sağladığı için olumlu bile olabilir, ama sürekli stres altında olan kişiler hem iş verimlerini hem de bedensel sağlıklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırlar.

Stres yanıtı aslında vücudu tehlikelerden korumayı amaçlar

Stres tepkisi aslında tehlikeli durumlarda kendimizi en iyi şekilde korumamızı sağlayabilmek için vücudumuzda oluşan bazı değişiklikleri içerir. Hepimiz biliriz, aniden hızla bize yaklaşan bir araba, peşimizden koşan bir köpek gibi açık bir tehlike karşısında kaldığımızda, kalbimiz hızla çarpmaya başlar, nefesimiz hızlanır, ağzımız kurur, ellerimiz titrer. Bu sırada vücudumuzun daha iyi savaşmasını sağlayacak noradrenalin, kortizon gibi hormonlar devreye girer.O anda karmaşık kararlar vermemiz gerekmediğimizden sadece tehditten kaçmamızı ya da onunla savaşmamızı sağlayacak şekilde anlık dikkatimiz keskinleşir. Ne yazık ki iş yeri stresinde olduğu gibi kişiyi aylar-yıllar boyunca zorlayan durumlarda bu hormonlar sağlığımızı tehlikeye atmaya başlar.

İş yeri stresi: başarısızlığa giden kısır döngü

Yöneticinin aşırı talepleri, haksız rekabet, işini kaybetme kaygısı veya olumsuz koşullardan ötürü işyerini açık tutamama korkusu gibi nedenlerle sürekli kendini tehlikede hisseden bir kişide sürekli zorlanmanın olumsuz sonuçları kendini gösterir. Motivasyon kaybolur, kişi sadece o anki sıkıntılı duruma odaklanır ve uzun vadeli planlar yapma, olaylara daha geniş bir perspektiften bakma yeteneğini kaybeder. Bağışıklık sistemi zayıflar, iş devamsızlığı ve sağlık sorunları artar. Stresle ilgili hastalıkları olan kişilerin 5 kat daha sık doktora gittikleri saptanmıştır. Amerika’da (ekonomik kriz öncesi) yapılan bir çalışmada çalışanların %46’sinin tükenmişlik noktasında stres altında olduğu saptanmıştır. Endişe düzeylerinin yükselmesi, uykusuzluk, sinirlilik, alkol ve sigara kullanımında artma, kilo alımı, depresyon gibi birçok soruna yol açar. Motive olamayan, dikkatini toplayamayan, öfkesine hakim olamayan kişiler daha az verimlidirler, çalışma arkadaşları ve müşterileriyle daha çok sorun yaşarlar ve sonuçta iş başarısızlarını daha da artıracak bir kısır döngüye girerler.

Kronik stres kalp ve damar hastalıklarını tetikliyor

Yakın zamanda binlerce çalışanı 11 yıl boyunca izleyerek yapılan bir araştırmaya göre, iş yerinde kendisinden çok şey talep edilen ancak iş koşullarını kontrol etme imkanı bulamayan kişilerde inme (felç) riskinin 2 katına çıktığı saptandı. Bu konuda yapılmış 17 uzun süreli çalışmada, kronik stresin kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini en az %50 oranında artırdığı bulundu. Stres hem sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık gibi sorunları artırarak dolaylı yoldan damar sistemine zarar veriyor, hem de tek başına da risk yaratıyor

Hem kişisel özellikler hem de iş yerindeki olumsuz koşullar sağlık risklerini artırıyor

Stresin hiç olmadığı bir iş ortamı yaratmak oldukça güç, ama kişinin veya işyerinin bazı özellikleri stresin sağlığı tehlikeye atmasını kolaylaştırıyor. Zorlu dış koşullar karşısında endişe, depresyon ve öfke gibi tepkiler veren kişilerde kortizon düzeyleri daha fazla artıyor ve bedensel hastalıklar daha çok görülüyor. Kriz ortamında olduğu gibi, iş üretme baskısının çok olduğu, kişilerin çalışma koşulları üzerinde söz sahibi olamadığı durumlarda, işyerinde haksızlıklar yapıldığında ve iş için verilen emeğin karşılığı tam olarak alınamadığında stresin olumsuz etkileri daha yıkıcı olabiliyor.

İş yerinde stresi azaltmak için ne yapılmalı?

İş yerindeki stresin ve bunun olumsuz sonuçlarının azaltılabilmesi için hem kurumlar hem de bireyler önlemler alabilir. İşyerlerinin alabileceği önlemler temel olarak iş yeri ortamının çalışanlar arasındaki eşitsizliklerin azalmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, psikolojik baskının engellenmesini sağlayacak kontrol sistemlerinin oluşturulması, terfi ve ödüllendirme gibi konularda belirsizliklerin azaltılması ve şeffaflık sağlanması. Ayrıca çalışanların bu konuda bilgilendirilmesi, stres altındaki çalışanların belirlenmesi ve destek almalarının sağlanması da önem kazanıyor. Bireyler ise kendilerindeki stres belirtilerini tanımayı öğrenmeli ve gerektiğinde bu duruma müdahale etmelerini sağlayacak teknikler hakkında bilgilendirilmeli. İş yerinde stres ve yönetimi konusunda bilgilendirmelr yapılması bu konuda farkındalığı artırabiliyor, ama sorun tespit edildikten sonra bireylerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş interaktif bir kişisel program daha etkili olabiliyor.